FİVE FİNGERS - FİLM İNCELEMESİ

 
 

Eren Akın

  eren.akin@kemkumfikir.com
  2018-08-22 / 23:02:42
  358 kez okundu

“Kati olmak gerekirse, hikâyemiz 4 Mart 1944’te başladı. İkinci Dünya Savaşı’nın geniş cephelerinde meşakkatli çarpışmalar olurken güneş, tarafsız Türkiye üzerinde huzurla parlıyordu.”

 

Henüz ilk sahnesinden bu sözlerle kendine bağlayan, tamamen gerçek olaylardan uyarlanan ve mübalağalardan uzak durulan filmde James Mason’un canlandırdığı Ulysses Diello karakteri, Çiçero kod adlı Alman Ajanı ( Filmin yapım tarihi olan 1952’de öyle biliniyordu) Elyesa Bezna ya da Türk ismiyle İlyas Bazna’nın gerçek hikayesinden esinlenerek beyaz perdeye aktarılmış bir yapım.

 

İlyas Bazna Kimdir?

 

Filmde bahsedilmemesine rağmen bazı önemli detayları bahsetmeden geçemeyeceğim. Bazna, aslen Kosova doğumlu bir Türk olmasına karşın, filmde maddi gerekçeler ve parasal kazanç arzusuyla İkinci Dünya Savaşı döneminde Türkiye’deyken Nazi Almanya’sına casusluk yapan bir ajan olarak görünmektedir. Dönem itibariyle bunda bir bahis yok, çünkü Bazna Arnavut asıllı Yahudi olarak geçmişti bir çok ülkenin resmi kayıtlarına. Bu olay ta ki 200’li yılların başında Milli İstihbarat Teşkilatı(MİT) tarafından yazdırılan “MİT’in Tarihçesi” adlı kitapta, Alman Casusu olarak bilinen Çiçero’nun Türk olduğu ve Türk İstihbaratı hesabına çalıştığı açıklanana kadar sürdü. Hatta dahası askerlik hizmetinin bir bölümünü Çankaya Köşkü’nde Atatürk’ün yanında yaptığı ortaya çıktı.

 

Yüzyılın en büyük ajanı diye anılan, İngiliz diplomasisini alt üst eden ve en önemlisi Türkiye’yi İkinci Dünya Savaşı’ndan kurtarıp, savaşın seyrinin Almanya aleyhine çevrilmesine vesile olan isim: İlyas Bazna, namı diğer “ÇİÇERO”…

 

Dolayısıyla 1952 yapımı bir filmde, MİT tarafından “yüzyılın casusu” diye adlandırılan Bazna’nın Alman Casusu olarak senaryoya geçmesinde bir sıkıntı yok diye düşünüyorum. Ama şunu düşünmeden de edemiyorum: Acaba MİT’in yayınladığı bu tarihi belgeler o dönemde bilinseydi, Hollywood yapımı bir filmde bir Türk Kahramanı bu denli övülerek beyaz perdeye aktarılır mıydı?

 

İstanbul’da Gerçekleştirilen İlk Büyük Uluslararası  Yapım

 

Neyse asıl konuya dönelim, filme; Oscarlı yönetmen Joseph Makiewicz’in Nazi Almanya’sı için çalışan en önemli casuslardan İlyas Bazna’nın gerçek öyküsünü anlattığı “Five Fingers” , İstanbul’da gerçekleştirilen ilk büyük uluslararası yapım olarak tarihe geçmiştir.

 

2 Dalda Oscar’a aday gösterilen filmde sadece “kimselerin olmadığı” İstanbul sokakları değil, o günlerin Ankara’sını da izliyoruz. Eğer ki 1950’lerin Ankara’sı ve İstanbul’unu sürükleyici bir senaryo eşliğinde izlemek isterseniz bu filmi kesinlikle kaçırmamanızı öneririm.

 

Spoiler vermekek maksadıyla senaryo hakkında çok bilgi vermemek üzere yazdığım yazıda belirtmeden geçemeyeceğim en önemli hususlardan biri de bütün dış sahnelerin gerçek mekanlarda çekilmiş olmasıdır. Seyyar satıcıların ve gazete satan çocukların sesleri duyulur:

 

  • En son haberleri okuyun. Akşam gazeteleri geldi. En taze haberler burdaa
  • Buyrun beyim taze ceviiiiz
  • Akşam, Cumhuriyeeet…

 

Normandiya Çıkarmasını Önceden Haber Verdi!

 

Başrolümüz Çiçero, bütün ajanlık döneminde kendini İngilizce bilmeyen, casusluğundan şüphelenilmeyecek kadar “eğitimsiz” ve “aptal” olarak göstermekteydi. Nitekim Ankara’da çeşitli büyükelçilerde uşaklık yapıyor olması kendini arkasına sakladığı en önemli zırhıydı. Halbuki İlyas Bazna İngiltere’nin Türkiye Büyükelçisi’nin uşağı olarak çalışırken gizli evrakları Alman elçisi Franz Von Papen’e sızdırıyordu.

 

Asıl vurucu olan şeyse, Çiçero İkinci Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren “Normandiya Çıkarmasını” önceden belgeleriyle Almanlara teslim etmesiydi. Ancak Almanların Çiçero’nun aslında İngiliz Ajanı olabileceğini düşünüp belgeleri dikkate almaması savaşın Almanlar aleyhinde sonuçlanmasına sebebiyet vermişti. Aksi olsa İkinci Dünya Savaşı’nın kazananının Almanya olması kaçınılmaz olacaktı.

 

Almanlar Çiçero’ya bugünün parası 10 Milyon Dolar Verdi,Ama…

 

Film gerçek hayattan uyarlanmış olmasına rağmen elbette gerçek hayata göre kurgusal özellikleri de var: “Kontes” ile ilgili kısımlar Bazna’nın yazdığı ve kendini anlattığı “Ben Çiçero’ydum” adlı kitaba göre tamamen kurguymuş.

 

Filmde Almanlar tarafından Çiçero’ya ödenen 120.000 sterlin enflasyon oranı ve günümüzdeki kur hesaba katılırsa yaklaşık olarak 10 Milyon dolar gibi astronomik bir rakama tekabül etmektedir. Ancak Almanlar, piyasaya sahte sterlin sürerek sterlinin değerini aşağı çekmeyi hedeflemiş ve bu hedefi de Çiçero üzerinden gerçekleştirmiştir. Yani bir taşla iki kuş vurmayı hedeflemiş ama İngilizlerin sahte paraların farkına varması üzerine bu amacına ulaşamamıştır.  Bazna ise savaştan sonra Almanya’yı mahkemeye vermiş, ve Alman hükümeti’de tazminat olarak Bazna’yı emekli etmiş ve ölene kadar ona emekli maaşı ödemeye mahkum edilmiştir.

 

2019 Yılında Türk Yapımı Bir Film Geliyor…

 

2019 yılında ise bu yerli kahramanlık öyküsü, 5.5 milyon seyirciyi sinema salonlarına çekmeyi başaran “Ayla” nın yapımcısı Mustafa Uslu yapımcılığında, Serdar Akar’ın yönetmenliğinde yeniden beyaz perdeye aktarılacak. Başrolde ise başarılı oyuncu Erdal Beşikçioğlu var. İlk defa bir Türk filminde Churchill, Hitler, Stalin, Roosevelt ve İsmet İnönü birlikte yer alacak.

 

Filmin bütçesi yaklaşık 20 milyon lira olacak. Berlin, Macaristan, İstanbul ve Ankara'da çekimler yapılacak. Yabancı oyuncuların da yer alacağı filmin, gelecek ocak ayında gösterime girmesi bekleniyor. Seneryasunun daha gerçekçi olması beklenen filmi merakla beklerken “Five Fingers” kadar etkileyici olmasını ümit ediyorum.

 

 

FİLMİN FRAGMANI

 

 

 

 

Anahtar Kelimeler:
 
 
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.